Tarih: 21.01.2026 13:33

DAĞILMADAN DAYANMAK

Facebook Twitter Linked-in

Türkiye bugün sıradan bir süreçten geçmiyor.
Ülke aynı anda birden fazla baskıyı taşımak zorunda.

Bu tablo bir geçittir.
Bu şartlarda yapılan her sert hamle, geri dönüşü zor bedeller üretir.
Üstelik bu geçitte iç dengenin zedelenmesi, yalnızca içeride değil, dışarıda da etkiler üretir.

Vatanımız kritik süreçlerden geçerken sorumluluk daha ağırdır.
Hata vardır.
Eksik vardır.
Ama kontrolü terk etmek çözüm değildir.
Bu görev bir ayrıcalık değil, bu millete karşı taşınan bir risktir.

Bu, sınırsız güven talebi değildir.
Denetim sürer.
Eleştiri meşrudur.
Hesap sorulur.
Ancak geçiş tamamlanmadan yapılan keskin kopuşlar ülkeyi korumaz, zayıflatır.

Bölgesinde savaşlar sürüyor.
Sınır hatları hareketli.
Küresel sistem daralıyor; finansman zor, ticaret sıkışık.
İçeride enflasyon hayatı daraltıyor, gelirler baskı altında.

Nüfus genç ve yoğun.
Şehirler kalabalık.
Geçim zorlaştı.
Gelecek beklentisi zayıfladı.
Toplum yorgun.

Böylesi bir tabloda vatandaş sertlik değil, adalet ister.
Ayakta kalmak, işini korumak ve çocuğunun yarınından emin olmak ister.

Muhalefet bu tablonun dışında değildir.
Ekonomik baskının içindedir.
Demografik gerilimi görür.
Bölgesel riskleri taşır.
Bu geçiş, yarını yönetecek kadroların ciddiyetini ve hazırlığını da sınar; çözüm üretme sorumluluğuyla hareket etmeyi gerektirir.

Bu ülke, tüm kimlikleriyle aynı kaderi ve aynı yükü taşır.
Bu krizler, milletçe yürek yüreğe, kenetlendiğimizde her zaman olduğu gibi yine aşılır.

Bu nedenle yaşanan safha ne kör sadakat ne yıkıcı öfke safhasıdır.
Bu süreç soğukkanlılık gerektirir.
Bu aşama geçiş aklının devrede olduğu bir aşamadır.

Geçiş tamamlandığında ekonomi konuşulur.
Yönetim tartışılır.
Yön değişir.

Ama geçiş sırasında memlekete omuz verilir.

Türkiye, en zor zamanlarını bile devletin sürekliliği, siyasetin sorumluluğu ve milletin direnciyle aşmış bir ülkedir.

Böyle zamanlarda ülke, sözle değil duruşla ayakta kalır.
İktidar sorumluluğu üstlenir.
Muhalefet çözüm üretme bilinciyle hareket eder.
Vatandaş emeğiyle, sabrıyla, alın teriyle omuz verir.

Bu üçü yan yana durduğunda yük hafifler, ülke nefes alır.
Büyük krizler ancak böyle aşılır.

Çetin Ay
BWA Başkanı




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —