Dün partimizin İstanbul İl Başkanlığı binasına silahlı bir saldırı düzenlenmiş ve Genel Başkanımızın bulunduğu görsellere çok yakın şekilde iki mermi isabet etmiştir. Toplumsal bir tepkiye sebep olan bu menfur saldırı sonrasında yetkili makamlarca failin yakalandığı açıklanmış ve olayın “hırsız kovalama” (!) sebebiyle meydana geldiği kamuoyuna yansımıştır.

Prof. Dr. Nevzat Tarhan: “Seçilmiş yalnızlık CEO’ların ve liderlerin hastalığıdır” Prof. Dr. Nevzat Tarhan: “Seçilmiş yalnızlık CEO’ların ve liderlerin hastalığıdır”

Cumhuriyet Savcılığınca başlatılan soruşturmanın ardından bugün de saldırıyı gerçekleştiren şahsın mahkemeye çıkarılmadan serbest bırakıldığı anlaşılmıştır.

Üstelik saldırıyı hedef almak yerine Genel Başkanımıza yönelik gerçek dışı isnatlarda bulunulması artık şaşırtıcı olmayan bir çarpıklığın yansımasıdır.

Milletimize açıkça ifade etmek isteriz ki bu netice, bizzat siyasi iktidar eliyle örülen zehirli kutuplaşmanın ve siyasi çürümüşlüğün ülkemizi getirdiği vahim tablodur.

Seçime günler kala, iktidara ilerleyen bir siyasi partinin il binası kurşunlanmış ve gerek hukuku gerekse toplumsal vicdanımızı yaralayan ciddi bir adaletsizlik daha meydana gelmiştir. Öyle ki ucube sistem eliyle adım adım kuşatılan yargı sisteminin, adalet terazisinden nasıl uzaklaştırıldığı bu menfur saldırıyla bir kez daha gözler önüne serilmiştir.

Aslında ülkemize reva görülen bu karanlık yolculuk uzun zamandır süregelmektedir. Yaklaşık 3 ay önce başkentin göbeğinde katledilen merhum Sinan Ateş’e yapılan saldırının gerçekleri nasıl karanlıkta kalmışsa, dün partimize yapılan saldırı da benzer bir anlayışla karşı karşıya kalmıştır.

Partimize yapılan bu saldırı ve sonrasında yaşanan hukuksuzluk göstermektedir ki, hepimizin geleceğine yönelik bir tehlike bayrağı dalgalanmaktadır.

Şüphesiz milletimizin hiçbir mensubu böyle bir karanlığı hak etmemektedir.

Kimse merak etmesin, İYİ Parti bu sorumluluk anlayışıyla tahrik ve tuzaklara düşmeyecek; ülkemizin birliği, huzur ve refahı için makulün sesi ve güvencesi olacaktır.

İnanıyoruz ki, 14 Mayıs’ta hep birlikte demokrasiye ve adalete, liyakate ve ciddiyete sahip çıkacağız ve milletimizle tarih yazacağız.